MARSLI BET İÇİN SİNEMA NOTLARI-3 Bir aşçı olarak sinema yönetmeni

Yorum bırakın

Bilgi hangi yöntemle öğrenilir?” dendiğine ilk önce tümevarımı ve tümdengelimi hatırlayanların, “benzetme”ye, yani “analoji”ye haksızlık ettiklerini düşünegelmişimdir hep. Sevgili Bet, sen onlara değil, bana inan: Gerçekte insanlar her şeyi benzetme yoluyla öğrenirler ama, biz yine de “hemen hemen her şeyi” diyelim ki epistemologlara ayıp olmasın. Her neyse. Sizce bir sinema filmi yapmak, pasta yapmaya benzer mi?

Daha fazla

Reklamlar

Godard’ın ilk filmleri: Beş kısa film

Yorum bırakın

Cahiers du Cinéma, No: 9, Şubat 1952

1930 doğumlu Jean-Luc Godard, İsviçre’nin Fransızca konuşulan bölgesinde yaşayan bir aileden geliyor. Hayatının önemli bir bölümünü Fransa ile İsviçre arasında geçirmiş.

Godard sinemacılığa ellili yıllarda kuramsal yazılar yazarak başlamış. O dönem katkıda bulunduğu en önemli yayın, dünyanın muhtemelen en uzun süreli ve en etkili sinema dergisi olan Cahiers du Cinéma, yani “Sinema Defterleri”. Godard’ın o yıllardaki yakın arkadaşları arasında Éric Rohmer ve François Truffaut da var. Bu üçlü sonraki yıllarda önemli filmler yapacak, bu filmler yalnızca Fransız sinemasının değil, dünya sinemasının da en dikkate değer akımlarından biri olan Yeni Dalga (“Nouvelle Vague”) içinde ciddi bir yer tutacaktır. Daha fazla