Sonsuz Sokaklar ve Hayatın Anlamı

1 Yorum

 

 

Caner Fidaner

Aşık Veysel’in sayesinde yol metaforunu nerede görsem tanıyorum artık. “Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece”, yani “Doğar doğmaz yürümeye başladım yaşam yolunda, bu yürüyüş ben ölene kadar devam edecek. Nereye doğru gittiğimi, başıma neler geleceğini, hatta bu yolculuğun ne zaman biteceğini hiç bilmiyorum. Yaşamak nedir ki, zamanın akmasından başka? Ölüm dediğin ise kolumuzdaki saatin kırılması gibi bir şeydir.”

Federico Fellini’nin 1954 tarihli filmi “La Strada”nın adı da İtalyanca’da “cadde, yol” anlamına geliyor, sadece ismine bakarak filmin hayat yolunu anlattığını tahmin etmek zor değil. Gerçekten de La Strada’da üç aykırı karakterin hayat yollarının nerelerde ve nasıl çakıştığı anlatılıyor. Filmin Türkçedeki adı, her ne kadar özgün ismin çevirisi olmasa da, hikâyeyle pek uyumlu: “Sonsuz Sokaklar”. Daha fazla

Reklamlar

Kürk Mantolu Masumiyet

Yorum bırakın

Harpilerin Madonnası – Andrea del Sarto (Madonna delle Arpie, 1517)

Eğer kendime ait bir Masumiyet Müzesi kurabilseydim, Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı romanının henüz bir lise öğrencisi iken okuduğum nüshasını da oraya koymak isterdim. Çünkü bu harika romanı yayımladıktan beş yıl sonra Bulgaristan sınırında öldürülen Sabahattin Ali, benim belleğimde kendi başına masumiyeti temsil ediyor.
Kürk Mantolu Madonna’nın bir yerinde romanın ana kahramanı Raif Efendi, kendisini çok etkileyen tablodaki kadın resminin ‘masumluk ile iradeyi birleştirdiğini’ yazar, ardından bu resme esin kaynağı olan Andreas Del Sarto’nun Harpilerin Madonnası adlı tablosunu bulur, oradaki Meryem’i inceleyerek daha önce gördüğü Meryemlerde ‘lüzumundan biraz fazla tebarüz ettirilen, hatta manasızlığa kadar götürülen bir masumluk ifadesi’ bulunduğu yorumunu yapar. Bu tablodaki Meryem, gerçekten başka Meryemlerden farklıdır, üzerinde Harpi kabartmaları bulunan bir platformun üzerine çıkmıştır. Harpiler, yani cin benzeri mitolojik varlıklar; hani şu Paris’teki Notre Dame Katedrali’nin çatısında da bulunan, itici görünümlü yaratıklar… Tabloda onların üzerine basan Meryem’in bu pozunun, şeytanî düşünceyi yenmesini temsil ettiği söylenir. Daha fazla