pokotİz (Pokot – Spoor, 2017)

Yönetmenler: Agnieszka Holland, Kasia Adamik

Oyn: Agnieszka Mandat-Grabka

Caner Fidaner

İz, 2017 yılının kalıcı filmlerinden birisi olacak gibi görünüyor. Polonya adına yarışmak üzere, Oscar’ın İngilizce dışı filmler kategorisine gönderildi. Burada kısa listeye kalması, hatta Oscar’ı alması beni şaşırtmayacak.

Doğayı sever misiniz? Evet mi? Çok mu seversiniz? Ama ne kadar çok? Peki hayvanları seviyorsunuz, tamam, ama onlara saygı da gösterir misiniz? Yalnızca kedi köpeğe değil, böceklerden geyiklere, yaban domuzlarından saksağanlara kadar her çeşit hayvana gösterilecek saygıdan söz ediyorum. 

Cevabınız ne olursa olsun, kendinizi Janina Duszejko (Dikkat lütfen, Duşenko değil, Duşeyko) ile karşılaştırmayın. Doğanın bir parçası olma konusunda onunla yarışmanız biraz zor.

Janina yalnızca bir doğasever, hayvansever değil, aynı zamanda bir vejeteryan, astrolojiye inanır, mevsimi dışında avlanan avcılar için şikayet dilekçeleri yazmaktan bıkmaz. Vuran, öldüren, yok eden insanları elinden geldiği kadar engellemeye çalışır. Yarı zamanlı öğretmenlik yaptığı okuldaki çocukların da gözdesidir, çünkü onlara da saygılı davranır.

Agnieszka Mandat-Grabka‘nın büyük bir başarıyla canlandırdığı Janina, sinemanın özgün, aykırı, protestocu kadın kahramanları arasında yerini aldı bile. 

Bayan Protesto

Avrupa, Avrupa (1990), Gizli Bahçe ve (1993) Beethoven’i Anlamak (2006) ile tanıdığımız Agnieszka Holland, İz‘in yönetmenliğini Kasia Adamik ile paylaşıyor.  İkili bu filmde içinde yaşadığımız çağın insancıl paradigmasını yakalamışlar, iyi bir senaryoyu, işinin ehli oyuncularla ete kemiğe büründürmüşler ve turnayı gözünden vurmuşlar. Aman aman, affedersiniz, ağzımdan kaçtı, ne demek gözünden vurmak filan, tabii ki turnaların da onurlu bir yaşam sürme hakkı var.

Senaryoda içiçe geçen olaylar, kurguda geçmişe dönüşlerin ustaca kotarılması, merak unsurunun izleyiciyin peşini bırakmaması (İyi de kim öldürüyor bu adamları?), çocuklarla çekilmiş sahnelerin yarattığı büyülü etki, yan karakterlerin, özellikle de Janina‘nın “aura”sına kapılıp ona yakınlaşanların özgün kişilikleri, görsel bir şölen halindeki doğa görüntüleri, hele hele o şapşahane final… Hepsi de İz‘in güçlü bir film olmasına katkıda bulunuyorlar.

Bir de… Nedendir bilmem, film bittiğinde içimde bir huzur, bir sonsuzluk hissi peydah oldu.

Son bir not: Filmin adı Türkçe’de İz yerine İz Sürmek olsa daha iyi olurmuş gibi geldi bana.

Uzun lâfın kısası, İz‘i mutlaka izleyin diyorum.

Caner Fidaner

spoor-pokot.86659R.Palka_250615-4_S pokot-

Reklamlar