Kelebek mi benim rüyamda, ben miyim onun rüyasındaki?

13 Yorum

kelebegin-ruyasi-afisKelebeğin Rüyası

(2013, Yılmaz Erdoğan)

Caner Fidaner

Ülkemi seviyorum, Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip Uslu ve Behçet Necatigil gibi şairler yetiştirdiği için.

Ülkemi seviyorum, onları herkese tanıtmak üzere blr film yapmak (ve o filmde muhteşem bir oyunculuk çıkarmak) üzere şair, oyuncu, yönetmen Yılmaz Erdoğan’a fırsat verdiği için.

Ülkemi seviyorum; Kıvanç Tatlıtuğ gibi mankenliğini ve baklavalarını feda ederek çok iyi bir oyuncu olan, mesleğini belli ki çok seven gençlere sahip olduğu için.

Kırklı yıllarda, yeraltındaki kömür madenlerinde çektikleri angaryalarla yerüstündeki beyaz (yüzlü) Türklerin “imtiyazsız, sınıfsız bir kitle” halinde yaşamalarını sağlayan kara (yüzlü) Zonguldak köylülerinin unutulmamış olduğunu yetmiş küsur yıl sonra da olsa gösterdiği için. Filmden bir replik: “Unutmak mümkün değildir, fakat hatırlamamak… O mümkün işte”

Yazıyorum içinde yaşadığım odanın dört duvarına işte: Yaşasın şiir! Daha fazla

Reklamlar

Yol Gösterenler ve Bir Yol Gösteren Arayanlar

2 Yorum

Habemus Papam

Habemus Papam

(“Bir Papamız Var”,

Nanni Moretti, 2011)

.

Caner Fidaner

.

Yaşlıların da işe yarayabileceğini kanıtlama peşindeyseniz 1925 doğumlu Michel Piccoli‘nin bu filmdeki mükemmel oyunculuğu size iyi bir kanıt olacaktır. Filmin adı Latince’de “Bir Papamız var” anlamına gelen bir tören sözü, kardinaller yeni papayı seçtiklerini Vatikan’ın balkonundan Katolik dünyasına böyle duyuruyorlar. Ama sayıları bir milyarı bulan katolikleri temsil ettiklerini düşünen ve dünyanın dört bir köşesinden gelmiş kardinallerin seçtikleri kişi papa olmayı kabul etmezse ne olur? Böyle bir durumla daha önce hiç karşılaşmamış olan Vatikan yönetimi krizi nasıl atlatır? Daha doğrusu atlatabilir mi? Nanni Moretti bu büyük sorularla uğraşıyor gibi görünse de, kendisinin psikanalisti oynamasından da anlıyoruz ki onu asıl ilgilendiren soru şu: “İnsan, bir şeyi yapamayacağı gerçeğini farkederse mi Tanrıya yaklaşır, yoksa bunu farketmez ya da görmezden gelirse mi?” ya da “Yapamamak mı bizi daha fazla zedeler, bunu farkedememek mi?” Daha fazla